Köpeğinize Oyunla Karışık Öğretme

Kuş köpekleri içgüdüsel olarak ferma veririler ama avı getirmek içten gelen bir duygu değildir ve öğretilmesi gereklidir. Tabii yol dediğimiz, yavrunuzun daha çok küçük yaşlarında oyun oynayarak elinizdeki bir şeyi size getirmesini sağlamaktır. Hangi cins olursa olsun, her yavru bu oyundan büyük zevk alacaktır. Hemen her avcının da köpeğine aportu öğretme yolu budur.

Küçük yavruyla oynarken top veya bir tahta parçasını önceleri çok yakına atarak yavrunun ona gidip onunla top oynamasını sağlayın.

Bu oyun esnasında attığınız oyuncak yavrunun ağzındayken de onu yanınıza çağırın. İlk başlarda yavru ağzındakini belki de hiç getirmeyecek veya onu çağırdığınızda ağzındakini bırakarak kendisi gelecektir.

Bunu bıkmadan sık sık tekrar edin. Yavaş yavaş köpeğiniz oyunun icaplarını anlamaya başlayacaktır. Bazen güzel güzel oyuncağını size getirirken bazen de siz çağırdıkça o sizden kaçacak, adeta sizi bir kovalamaca ya davet edecektir.

Eğer Yanınıza gelmek istemezse onu kovalamamayı sakın aklınızdan çıkarmayınız. Tam tersine , siz yavrudan kaçınız ve onun sizi ağzındakiyle birlikte kovalamasını sağlayınız. Ani olarak durduğunuzda o sizi yakalayacak siz de ağzındakini alırken onun size geldiğinden dolayı büyük tezahürat yaparak sevindiğinizi göstereceksiniz.

Unutmayın ki köpekler sizin sevincinizi ve ona yapacağınız bu gibi tezahüratı her zaman anlar. Yapı olarak da size yaranmak ve sizi sevindirmek onların içgüdüsel bir yaklaşımıdır.

Elinizdeki objeyi attığınız zaman belli bir kelimeyi, mesela “aport” veya “al onu” kelimesini tekrar edin. Zamanla bu kelime vurulan avı bulması için de emir yerine geçecektir. İleride bir yere saklayacağınız bir şeyin de aranması için köpeğinize işaret olacaktır. Köpeğiniz, attığınızı ağzına aldığında, bu sefer de zaten öğrenmekte olduğu emirlerin arasında da bulunan “gel” emriyle da yanınıza çağırınız.

Ağzındaki oyuncağıyla size gelen yavru çoğu zaman getirdiğini size vermek istemeyecektir. Yanınıza gelmiştir ama oyuncak onundur. Ancak size verirse onu tekrar atıp oyunda devam edebileceğinizi daha anlayamamaktadır.

Eğer kendiliğinden getirip önünüze bırakırsa mesele büyük ölçüde hallolmuştur. Okşayıp, sevinerek oyuncağı alın ve bu sefer biraz daha uzağa atın. Her seferinde daha iyi bir aportla karşılaşacağınız kesindir.

Bazen ufak kaçamaklar olsa bile doğru yolda ilerleniyor denebilir. Yavru arada oyuncağı kaçırırsa kovalamadan yanına yaklaşıp çekmeden oyuncağı alın ve tekrar atarak size getirmesini isteyin. Doğru olarak yapınca da oyunu bırakın. Son atış her zaman sizin istediğiniz şekilde olmalıdır.

Bir diğer kural da, hiçbir zaman yavrunun ağzından oyuncağını çekerek ve onunla mücadele ederek almayınız. Bu onun sert ağızlı olmasına da yol açar. Ancak ister yere ister elinize avı bırakması için burnunun üstüne işaret parmağınızla hafifçe vurmanız onu rahatsız edeceğinden ağzındakini bırakmasına sebep olacaktır.

İlk başlarda da bu kolay olmayabilir. Fakat hiçbir zaman çekiştirmeden ve bıkmadan tekrar ederseniz muvaffak olursunuz. Burnunun içine üflemek de onu rahatsız ederek ağzındakini bırakmasına sebep olur. Her zaman kendi rahatsız olduğundan veya isteyerek ağzındakini bırakmalı, siz hiçbir zaman zorla almamalısınız.

Size getirilen oyuncağı alırken de her seferinde “bırak” kelimesini tekrar ederseniz, zamanla siz söylemedikçe ağzındaki avı bırakmayan ve yanınızda bekleyen bir köpek edinmiş olursunuz.

Attıklarınızı getirmeyi bir zevkli oyun olarak kabullenen ve sizin birşey atmanızı ayağınızın dibinde adeta yalvarırcasına bekleyen köpeğiniz avda da sizin emrinizle birlikte hiç bıkmadan bulana kadar kuşu arayacaktır. Yalnız aporta alıştırırken, oyunun zevkine vardıktan, aport etme tehlikesi geçtikten sonra, sert kıllı, tercihen rulo gibi yuvarlak, sapı kesilmiş bir saç fırçasını oyun aracınız yapın.

Kıllar ince ağız derisine batacağından, fırçayı çok hafif olarak taşıyacak ve zamanla böyle taşımaya alışacaktır. Ava başladığı zaman genellikle ilk başlarda hırsla bazı kuşları sıkabilirse de, ısırmaya alıştığından yumuşak ağızlı bir köpek elde etmiş olacaksınız.

Bir Cevap Yazın

Lütfen bekle...

Haber bültenimize abone ol

Makalemiz yayınlandığında haberdar olmak ister misiniz? İlk tanışmak için e-posta adresinizi ve adınızı aşağıya girin.